Koronavirüs kontrolden çıkarken işçi muhalefeti büyüyor

1 Temmuz 2020

Bugün, küresel sağlık yetkililerine, Çin’in Vuhan kentinde sonradan COVID-19 olarak adlandırılacak olan bir salgın hastalık olduğu bilgisinin verilmesinin altıncı ayı.

Bu kısa zaman diliminde, vaka sayısı 10 milyona çıkarken yarım milyon insan hayatını kaybetti. Ancak Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, “en kötüsünü henüz görmedik” uyarısında bulunarak ekledi: “Pandemi küresel ölçekte fiilen hızlanıyor.”

Dünya genelinde hükümetler şirket kârlarını büyütmek için temel halk sağlığı tedbirlerini bırakıp yaşlıların ve hastaların hayatlarını kurban edecek şekilde virüsün yayılmasına izin verirken, halk sağlığı uzmanları durumu çaresizlik içinde izliyorlar.

İzlenen yol, Amerika Birleşik Devletleri tarafından belirleniyor. Trump yönetimi, etkin biçimde “sürü bağışıklığı” politikasını benimseyerek pandemiyi kontrol altına alma çabalarını terk etti.

Bu, pandeminin ülke genelinde yıkıcı bir şekilde canlanmasına neden oldu. ABD, Pazartesi günü, 47 bin yeni vaka ile rekor kırdı. Haftalık vaka ortalaması 21 binden 39 bine yükseldi. Arizona, Florida ve Teksas’taki hastaneler neredeyse tam kapasiteye ulaşırken, vakalar 32 eyalette artıyor.

Pandeminin küresel ölçekte yükselişe geçmesi, işe geri dönme kampanyasının öngörülebilir ve kaçınılmaz sonucudur. Bu durum, egemen sınıfın, “tedavi hastalıktan kötü olmamalı” iddiasıyla, hayatları değil kârları koruma talebinden kaynaklanmaktadır.

Bununla birlikte, bu kampanya, işçilerin dünya genelinde giderek büyüyen direnişiyle karşılaşıyor.

Pazartesi günü, Amazon’un Almanya’daki altı tesisinde çalışan iki bin işçi, iki tesiste 40 işçinin testlerinin pozitif çıkmasının ardından greve gitti.

Dünya genelindeki diğer büyük şirketler gibi Amazon da işçiler hastalığa yakalandığında çalışanlara bilgi vermiyor ve temas takibini olanaksız hale getiriyor. İşçilerin ve sağlık yetkililerinin pandeminin yayılması hakkında herhangi bir şey bilmemeleri, şirketlerin engellemesinden kaynaklanıyor. Minnesota’da, sağlık yetkilileri, iki tesiste en az 187 vaka tespit ettiler.

İşçiler, Fiat Chrysler (FCA) Michigan’da bulunan iki otomotiv fabrikasında da üretimi durdurdular. Detroit’te bulunan FCA Jefferson North Montaj Tesisi ve FCA Sterling Heights Montaj Tesisi’nde çalışan işçiler, hafta sonu, işçilerin hastalığa yakalandığına ilişkin haberlerden sonra çalışmaya devam etmeyi reddettiler.

İş bırakma eylemi sendikalardan bağımsız bir şekilde yapıldı ve her iki fabrikadaki işçiler, hastalık durumunda bilgilendirilmelerini ve her vaka durumunda tesisin yoğun bir temizlik için kapatılmasını talep eden iş güvenliği-taban komitelerini kurdular.

Bugüne kadar, pandemiye yönelik küresel tepki, kapitalist sınıfın toplumsal çıkarları eliyle dikte edildi. ABD ve Avrupa hükümetleri, pandeminin yarattığı krizi kullanarak, şirket kurtarma paketleri ve merkez bankası müdahaleleri yoluyla mali oligarşiye trilyonlarca dolar aktardı. Bu müdahaleler, son yüzyıldaki en kötü ekonomik krize rağmen borsaları rekor seviyelere yükseltti.

Bu kurtarma paketlerini elde eden egemen seçkinler, halk sağlığı açısından sonuçlarına aldırmaksızın, işçileri şirketler için kâr yaratmak üzere fabrikalara, depolara ve diğer işyerlerine geri döndürme yönünde kararlı bir kampanyaya odaklandılar.

Buna, bir ekonomik şantaj kampanyası eşlik etti. Trump yönetimi, işsiz işçilere yapılan ek işsizlik ödemelerinin işe geri dönme açısından “caydırıcı” olduğu gerekçesiyle, bu yardımın sona erdirilmesini talep ediyor.

Ancak şimdi işçi sınıfı krize yanıt vermeye başlıyor. İşçilerin güvenli işyerleri ve testi pozitif çıkan kişilerin açıklanması talebi, bilim insanlarının ve sağlık uzmanlarının, halk sağlığı önlemleri yoluyla hastalığı kontrol altına almak için en etkin adımların atılması talebiyle uyumludur.

Virüsün yayılmasını durduracak önlemler alınabilir. WHO’nun Pazartesi günü yinelediği gibi, “virüs eldeki aletler kullanılarak bastırılabilir.” Bulaşıcı hastalıklarla nasıl başa çıkılacağına dair yüzlerce yıllık bilimsel bilgiye rağmen COVID-19 kontrol altına alınamıyorsa, bunun nedeni virüsü bastırma çabasının toplumsal çıkarlara ters düşüyor olmasıdır.

Kapitalist toplumun kirli sırrı şudur: eğer milyonlarca insanın ölümü kapitalist sınıf için fazla büyük şirket kârlılığına ve daha büyük servete yol açıyorsa, o halde milyonlarca insan ölecek demektir. COVID-19 pandemisi, işçi sınıfının müdahalesi olmadan kontrol altına alınmayacak.

Dünya genelinde işçiler, güvenli işyerleri talep etmek için iş güvenliği-taban komiteleri kurarak Detroit’teki FCA işçilerinin yolunu takip etmelidir. Şirketlere ve devlete sadık sendikalar hiçbir şey yapmayacaklar. İşçilerin, işkolu genelinde ve uluslararası ölçekte eylemlerini koordine etmek, güvenli çalışma koşulları sağlamak ve tehlikeli durumlarda üretimi durdurmak için kendi örgütlerine ihtiyaçları var.

İşçi örgütleri ağının gelişmesi, kâr sistemine karşı gelişmekte olan patlayıcı toplumsal mücadeleleri yönlendirmek üzere, işçi sınıfı içinde bir siyasi önderliğin inşası ile birleştirilmelidir.

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin 23 Haziran’da yazmış olduğu gibi:

İşçiler, egemen sınıfın savunucularının “Tedavinin hastalıktan kötü olmasına izin vermeyin” diye ısrar etmesine şu yanıtı vermeliler: Temel toplumsal hastalık kapitalizmdir, pandemi bu hastalığın bir semptomudur ve çare sosyalizmdir.

COVID-19 ile iki cephede mücadele edilmesi gerekiyor. Bunlardan biri, hastalığı bastırıp kontrol altına almak için en etkin çabaları kapsayan sağlık cephesi iken, diğeri kapitalist sisteme ve bu sistemi savunan hükümetlere karşı siyasi cephedeki mücadeledir. Bu, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ni ve tüm dünya onun şubelerini, yani Sosyalist Eşitlik Partilerini inşa etme mücadelesinden ayrılamaz.

Andre Damon